neslihan_aksoyNeslihan Aksoy 

Y. Mimar, LEED AP BD+C

Business Development Director

ERKE Sürdürülebilir Bina Tasarım Danışmanlık

 

 

Yapı sektöründe kullanılan ürün ve malzemelerin, çevresel olup olmaması artık Türkiye’de de malzeme seçiminde işverenlerin, mimarların, dolaysıyla satın almacıların giderek önem verdikleri ve normalleşen bir tercih olmaya başlamıştır. Bununla beraber yeşil malzeme seçilirken,  yeşil ile ilgili kullanılan terminoloji çeşitliliği ve yanlış yönlendirmeler karşı tarafta kafa karışıklığının yanında aynı zamanda şüpheci yaklaşıma da sürüklemektedir. Bu aynı zamanda üretici firmalarında konu ilgili karışıklık ve bilinçsizlik içerisinde olduklarını göstermektedir.

Doğru adım atan üretici firmalar atmış oldukları adımlarla doğrudan görülen yeşil malzemelere karşı artan talep dolaysıyla bugün ve gelecek yıllar içerisinde önemli bir pazar şansı elde edeceklerdir.

Yapılan bir araştırmaya göre [1], firmaların %79’u yeşil malzemelerin oldukça rekabetçi bir fırsat getirmekte olduğunu söylemektedir.  Buna ek olarak, firmaların %89’u yeşil olarak pazara sundukları malzemelerin en az alternatif olarak sundukları ürün kadar kazançlı, hatta %31’i daha kazançlı olduğunu iddia etmektedir. Sonuç olarak, araştırma sonuçları gösteriyor ki firmaların %75’i portfolyolarındaki ürünlerin yeşil olması ve genişletilmesi konusunda planlama yapmaktadır.

Greenwashing dediğimiz bilgi kirliliği, tüketiciyi yanlış yönlendiren, çok geniş ölçekte bilgi vermesi. Bu konulardan bir kaçı ‘The hidden trade-off’ iddiaları dediğimiz; üreticinin malzemesi ile ilgili aldığı yeşil bir etiket ile ürününü diğer çevresel karakterleri gözetmeden tümüyle yeşil bir malzeme gibi göstermesi.

Örnek olarak bir parke ürününün FSC sertifikalı yani sorumlu orman kaynaklarından elde edilmesi ile ilgili etiketi kullanarak, parkede kullanılan cilanın insan sağlığına zararlı olup olmadığını kanıtlamaması, üretiminden kaynaklanan çevresel etkileri gözetmemesi gibi.

Ülkemizde henüz bu iddialarla ilgili yasal bir düzenleme olmasa da örneğin Amerika’da Federal Trade Commission (FTC) yanıltıcı beyanlarda bulunup bu iddiaları pazarlamada kullanan firmalara karşı resmi kurumlar tarafından yaptırım uygulamaktadır.

UL Environment dünyada 98 ülkedeki teknik uzman ekibi ve 64 adet akredite laboratuvarı ile test ve sertifikasyon hizmetleri sunmaktadır.  Türkiye’deki tek ve yetkili temsilcisi olarak ERKE, üretici firmalara UL’in ECOLOGO, GREENGUARD gibi ürün sertifikalarını sunmaktadır. Bunun yansıra UL’in Çevresel Ürün Beyanları (EPDs) üretici firmaya şeffaflık ve ürünlerine tüm yaşam ömrü boyunca çevresel etkileri konusunda bakış açısı sağlamaktadır. Son olarak, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması ve sürdürülebilirlik ile ilgili stratejik danışmanlıkta vermektedir.

www.ul.com/environment

www.erketasarim.com


[1] “The Big Green Opportunity for Small Business in the U.S.”